uzak mesafe çağrıları
Marrow of The Spirit

Şimdiye kadar yaptığımız en iyi albüm açıklaması geri sayımı başlasın..
İfşa-i Umumi

Olayın etkileri balkanlar üzerinden yurdumuza kadar geldi ve bu gülmeli pozu nedeniyle ne yazık ki bu yılki metalciler toplantısına da davet edilmedi. Devlet Bahçeli'nin
Peki bundan sonra ne olacak..
Det Vilde Kor güzel mi?
Evet, güzel müzik ve güzel vokal içeren bir albüm bu.
Nu Metal'e Ağıt
alp er tunga öldi mü
ıssız ajun kaldı mu
ödlek öçin aldı mu
emdi yürek yırtılır
begler atın argurup
kadgu anı turgurup
mengzi yüzi sargarup
kürküm angar türtülür***
*** feat kısmıdır hızlı söylenir. ulama mod on.
Haftalık Rapor: Musiki
Tabii gündüzleri de boş geçmiyorum, Cynic, Traced in Air ile hala kulaklarımda çınlarken, yeni albümleri Road Salt One ile Daniel ve tayfası da kulaklığımdan canlı yayın yapıyorlar. Manowar ile bıradırs evriveeeer diye gençliğe hitap etmekten alıkoyamadağım zamanlarım da oldu seni anmadım yola bakmadım halaaaaaa.
Re - Traced

Our History will be What We Make of It

iyi yolculuklar.
Alone and Unaware, the Landscape Was Transformed in Front of Our Eyes.

grubun kısa tarihçesi
anne ayrı baba ayrı los angeles lı bir ailenin sorunlu çocuklarının grubu bunlar. lise zamanlarında patlayan half life'dan kafalarını kaldırdıklarında düştükleri boşluktan çıkış merdivenini müzikte ararlar, ve bulurlar. iyikide. yine psikolojik travmaları nükseder zaman zaman özellikle de sıra şarkılarına isim koymaya geldiği vakitlerde. misal, The Sixth Extinction Crept Up Slowly, Like Sunlight Through the Shutters, as We Looked Back In Regret... demişler. yahu böyle şarkı ismi koyacağınıza az söz serpiştirin içerilere, diyen çıkmadı mı hiç :)
müzik türü üzerine tartışmalar
tamam anladık enstrümental post rock yapacağız, şarkı isimleriyle de conceptial album moduna gireceğiz diyorsunuz. ama böyle yapacağınız bakın long distance calling'e onlarınki de post rock. nasıl katatonia mın kadife seslisi jonas ile işbirliğine gitmişler, yaaaa. hadi siz de alın mikael'i yazın beraber yazın söyleyin.
basından
şarkı isimlerinin iyice zıvanadan çıkmasından yakınan ve kameralar karşısında da rahatsızlığını saklamayan iso 9000 derneği dönem başkanı blakkheim şarkı isimlerine standart paketinin yolda olduğunu açıkladı. ..tek tip şarkı sözü.. bu durum böyle devam edemez, örneğin bir ekşisözlük yazarı red sparowes'un herhangi bir şarkısı için başlık açamayacak mı. böyle olmaz. şeklinde durumu örnekliyen blakkheim, metallica'nın unforgiven 4'ü çıkarması halinde bir yaptırım olacak mı şeklinde yöneltilen soruları ise cevapsız bıraktı.
sonuç
hazır yeni albümleri The Fear Is Excruciating, But Therein Lies The Answer arzı endam etmeye başlamışken semalarda, dinleyenler dinlemeyenlere tek kulaklıklarını uzatsın. kardeş kardeş dinlesin herkes.
kaynakça
bu arada cynic diyip duruyorum uluorta ya, ne zamandır dinlememe rağmen aeon spoke isimli progressive rock grubunu ama bizim paul masdival ilen sean reinert'ın grupları olduğunu bilmez idim. ayıp bana. sağol ekşisözlük.
Kısa müzik
Senfonik metalin öncü isimlerinden Haggard'dan, genişleme çalışmaları kapsamında gruba yeni isimlerin kazandırılacağı haberi geldi. Grup adına açıklamalarda bulunan Andreas, adayların bilgi düzeyini ölçmek için bir de sınav tertipleyeceklerini ancak yer ve zamanın henüz belli olmadığını duyurdu.
Anathema uzun aradan sonra yeni albümün yolda olduğunu müjdeledi. Bu albümde porcupine tree ve bilimum Opeth albümlerinden tanışık olduğumuz steven wilson ilen çalışmışlar. Hayırlısı olsun diyelim.
Bu arada Anathema demiş iken bir gelişme de danimarka'dan. her sene grupların türkiye'ye geliş sayılarına göre büyüklüğünü ölçen uluslararası bir ajans tarafından yapılan listlemede anathema, düş sokağı sakinlerinin de altına düştü.
Bir haber de Opeth'den. yeni albüm ile alakalı kimi açıklamalarda bulunun mikael akerfeldt, gelecek albümde farklı bir sound dinleyeceklerini bunun için ünlü bir isimle çalışacaklarını açıkladı. Bu ismin kim olduğuyla ilgili ısrarlı sorulara ise bir feat ceza vardı noldu ona sözleriyle göz kırparak cevap verdi.
I Know You, Stanley Milgram!

Milgram ulaştığı sonuçları açıklayan iki ana kuram geliştirdi.
- İlki, S. Asch'in çalışmalarını temel alan Uyum Kuramı'dır. Milgram başvuru grubu ile birey arasındaki temel ilişkiyi tanıtır. Karar verme konusunda, özellikle bir kriz ortamında karar verme konusunda hiçbir deneyimi veya yeteneği olmayan bir denek, kararı gruba ve gruptaki hiyerarşiye bırakır. Grup bir davranışsal model oluşturur.
- İkincisi ise Araçlaşma Kuramı'dır. Milgram'a göre, "itaatin özü, bir insanın kendisini başka bir insanın isteklerini gerçekleştiren bir araç olarak görmesi, böylece kendi davranışlarından kendisini sorumlu hissetmemesidir. Kişinin bakış açısındaki bu kritik kayma gerçekleştiği zaman, itaatin tüm öznitelikleri bunu izler". Bu temel olarak askersel açıdan otoriteye saygının temelidir; askerler üstlerinin emirlerini ve komutlarını, sorumluluğun subaylarda olduğunu bilerek yerine getirirler. [2]
[1] gözde kiral - milgram'ı yeniden okumak@radikal iki
[2] vikipedi - milgram deneyi maddesi
[3] resim ntvmsnbc'den. sadece kendisine verilen göreve itaat eden asker.
Nyothing

Karlos Marx: Nothingazıcıklı son.
Engels: Nothing
Bukunin and Krapotkin: Nyothing
Leon-a Trotsky: Lots of nothing
Stalin: Less than nothing.
Vladimir Vavilov
Olaya Vladimir Vavilov'u almanın vaktidir şimdi.
Vavilov, 1925 yılında doğmuş. Gitarist, kopuzcu olarak takılan, kendi halinde besteler yapan Oblomov'un bir hemşehrisi imiş. Olayın enterasanlığı şu ki vavilov yaptığı besteleri, genelde Barok ve Rönesans döneminden olmak üzere, başka bestecilere atfediyormuş. Bu minvalde -minval kelimesini de ilk kez cümle içinde kulanıyorum, çok heycan verici yahu- yaptığı bestelerden ave maria'da da ihale Giulio Caccini üzerine kaldığı sanılıyormuş.
Post Rock Potpori

Norveç diyarının Oslo kazasından çıkan kendi halinde bir post-rock grubu kendileri beyler bayanlar. Post-rock dediysem; god is an astronaut, explosions in the sky, red sparowes felan. Sevdiğim bir müzik türünü güzel icra ediyorlar, kendi mecralarında gayet başarılı ritmler felan yakalamış arkadaşlar. İlk defa dinlememe vesile olan isimleri ise ilgi çekme konusunda bende işe yaramış görünüyor.
Bazı zamanlar bi yorum yapayım diyorum, o kadar dinliyoruz hani bu grupları. Acaba müziklerine kattıkları trompet vs. üflemelilerle jazz müziğe de göz mü kırpıyor bunlar şimdi, diye düşünüyorum. Sonra susuyorum. Dinlemeye devam ediyorum. Fazla uzatmıyorum, ki bünyede negatif etkiler -iki yiğit çıktı- meydane -birbirinden merdane- gelmesin.
Merdane demişken, merdaneli çamaşır makinamız vardı bi tane arçelik marka, napıyodur acaba şimdi.
Hazır post açmış iken müzik temalı, yndi halda isimli güzeller güzeli grubu da dahil edeyim. Kendileri ingiltere çıkışlı yine günün anlam önemine binaen post-rock yapan bir grup. Post-rock deyince neye benzediğine dair bi öngörünüz oldu herhal. Şimdilik tek bir albümleri var enjoy eternal bliss adında. Post-rock dedik iyi güzel ama şöyle de destekliyeyim bu gruplar içinde gerçekleştireceğim bir doğal seçilimde yndi halda yerini ön sıralarda alacaktır. Ona göre gerekli ehemmiyeti gösterelim kendilerine. Haydin selametle.
Açıklamaya müteakiben taksim-kadıköy.
Metamorphosis

Mr. Gri, çalıştığım yerden başladı konsere, döne dolaşa dinlediğim, Solo Piano albümünden çaldı ilk parçalarını. Piyanonun tuşlarına ilk dokunmasıyla da, çıkan ilk ses partikülünün yüzüme o joker gülümsemesini yerleştirmesi mesafe/340 saniye kadar süre aldı. Konser sonrasına kadar da inmedi yerinden.
Epizod aralarında yaptığı ince espriler ile de güldürttü bünyeleri Mr. Gri. Misal Metamorphosis'leri çalmadan önce 1 ila 5 nerdeyse aynı, onlardan birini çalayım da çok uzun kaçmasın mealinde söylediklerine, yahu philip para verip geldik buralara dağları aştık sen çıkmışın, zaten hepsi birbirinin aynı lan bu şarkıların modundasın, bunun bir adı var minimalizm derler buna Philip.
Haydin sağlıcakla kal. Ennio amcayı da çağır gelsin emi.
Found Songs

Hazır başlamışken Olafur'un hemşehrisi, çello çalan bir hanım kız -Hildur Guðnadóttir- in bu sene çıkmış without sinking isimli kasetini de denemek istersiniz belki. referans isteyen kurumlar için bilgilendirme; kendisini piyasaya Sezen Aksu sunmamış olsa da, daha önceden çeşitli indie/post-rock gruplarıyla çalmışlığı var imiş.

there is a light that never goes out

*oh please don't drop me home
because it's not my home, it's their
home, and i'm welcome no more
and if a double-decker bus
crashes into us
to die by your side
such a heavenly way to die
and if a ten ton truck
kills the both of us
to die by your side
the pleasure and the privilege is mine
Control
arkasına ingiliz şehirlerini almış filmleri de sever bünyem hani, söz konusu da güzel oyunculuk, iyi senaryo -yazan: ian curtis- olunca izlenmeli bir filmdi benim için. seyrederseniz senin de beğeneceğini düşünüyorum.
derken dip not; yahu fatih'in istanbul'u fethettiği yaşları geçtik gayrı da, ian curtis'in öldüğü yaşlara gelmişiz. kurt cobain, jim morrison, anthony moore napıyorlar acaba?
iki şey
birincisi, efendiler bu mecra aracılığıyla daha önce sigur ros'un Heima isimli documentarysinin haberini vermiş idim. geçenlerde alt sokak'tan edindiğim bilgiye göre mogwai'nin de bir belgesel filmi ilk kez festivalin birinde yayınlanmış, kendisini tanıştırayım Burning. istanbul film festivaline gelir de izleriz umarım.ikincisi; bu aralar kansas isimli rock grubundan carry on my wayward son nameli parçayı dinliyom. gayet gaza getirici bir parça olmakla birlikte, bilimum adrenalin gerektiren durumlarda dinlenebilir. ahan da alta koyuyorum ki bakasınız tadına.
time Flies

şimdi musiki.
Neyse ki arayı fazla arayı uzatmadan dinleyici kariyerime devam edebildim. Adaptasyon sorununu aşaraktan. Evet. Yukarıda da albüm resmini gördüğünüz porcupine tree'nin yeni albümü olur. Dinleyiniz, yakın çevrenize ısrarla dinletiniz, yetinmeyip eski albümlerini de paralel paralel edininiz. Yok efenim ben tanımam deyenler için de deneme sürüşü babında bu albüme ait singleton bir parçayı da ekliyorum aşağılara biyerlere. iyi dinlenceler size ayrılabilirsiniz.
musiki bitti.
Buraya kadarıyla ilgilenmeyenler, bloga cesaret hormonu -kendisi yaşanmış bir hikayedir- ararken düşenler siz kalın, derdiniz ne olum sizin! Neyse sizi de eliniz boş göndermeyeyim. Koşun eş dost çevrenize anlatın, steven wilson ki kendisi bahsi geçen grubun önde gelen elemanlarındandır -yani frontman- h1n1 den korunmak için çocuklarına aşı yaptırmıştır. Dr. WHO bile tavsiye ederken, sakınmayın kendinizi, çöp batar. De hadi uzatmayın gayrı.
Beirut
eserin yorumu olmasından değil. Beğenileceğini, beğenilmese bile en azından bir doz denenmesi gerektiğini düşündüğümden Beirut isimli bu güzel grubu paylaşma ihtiyacı hissettim sizlerle, nedendir bilinmez.
Eğer ki birinci levelı atladı iseniz buradan buyurun..

