• 0
dünün özeti:

giriş:
mirgün'den geçmece, emirgan korusunda, pembe köşkte değil beyaz köşkte değil ama sarı olan köşkte çay içmeceyle başlayan gün. karışık sandövicin yanında gelen ruffles ile iyice şenleniyordu, herşey çok hızlı başlamadı mı sence de.

elinde az okunur bir derginin son sayısı vardı, üzerinde eski bir kazak, paçaları paramparça olmuş bir pantolon ve kirli sakalıyla bohem sayıyordu kendini iyice, ta ki gelişmeye kadar devam etti bu durum.

gelişme:
gelişme de bir başlangıçtı onun açısından, sonun başlangıcı. birden sürreal insan salvador'un gezisine uzanan sıranın ortasında buldu kendini, yaklaşık on dakka arandı tarandı kübik suratlı suratsız güvenlik görevlisi tarafından, çevredeki reel piyasa gözlerin şüphesini çekti. bütün o rahatsız edici bakışlardan rahatsız oldu -doğal olarak. bunca debelenme sonrasında ancak, huzura kabul edildi.

içeri girer girmez gerek sürrealizmin bünyesinde oluşturduğu tepkimelerden gerekse akbank'ın ne kadar önemli bir iş yaptığından bahsedebilirdi yanındaki güzel kıza ancak o, geçen akşam yediği barbunyanın da etkisiyle geğirmekle yetindi. doğal olarak çevresi tarafından anında dışlandı, marjinalleşirildi. bu yüce sanat karşısında yegane tepkisinin ağzından çıkardığı o garip geeğrk sesi olması güzel kızı da ürkütmüştü. tüm sergiyi dolaşmaya zamanını yetiremedi netekim inceler ile boş arası değişen bakışlarla her bir resme uzuuun uzun baktı. en çok dali'nin kuzini ve birkaç kankasıyla yazlıklarının terasında çektirdiği fotoğrafı beğendi. kendi sosyal yaşamına bu resimden paylar çıkardı.

paralel düşünce - dali'yi öyle mayolu sırıtır bulunca karşısında sürrealizmin, kübizmin barındığı bünye de bu muymuş diyerek kendisine istemsiz olarak "ne pis insanmışın sen be dali." tepkisinde bulundu -

serginin ilerleyen bölümlerinde karşısına çıkan ingrid bergman, alfred hitchcock, ve salvador dali'nin yer aldığı fotoğraflarda ingrid'in göğüslerinin içine düşüyordu ki görevliden çizgiyi geçmeyelim lütfen uyarısı geldi. sergiden çekilerek çıkarılırken "bari bi hediyelik eşya alaydım" şeklinde yakardı güven görevlisine. neyse ki acındırabildi biraz olsun kendisini de dali anahtarlığını alabildi. ne dersin sanat dolu bir paragraf olmadı mı sevgili okur.

sonuç:
koca porsiyon hamsiyi mideye indirdikten sonra istinye'de balık yemenin pek de matah bişey olmadığının farkına vardı. yüzünde hafif bir gülümseme ağzında waffle tadı evine doğru yollandı.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder