Hergün Bir Şarkı Adeta #58

  • 0
farsça konuşmayı ve gitar çalmayı öğrendikten sonra başlatacağım grup için seçmeler başlamıştır. henüz farsça konuştuğumu hayal edemiyorum ama tahran müzik ödüllerinde alacağımız ödülün konuşması ve teşekkür edeceğim insanlar şimdiden belli. teşekkürler insanlar!
Herşeyin Farkındayım ve Bu Durumdan Memnun Değilim

Herşeyin Farkındayım ve Bu Durumdan Memnun Değilim

  • 0
Tarih, AKP’nin açık faşizme adım adım tırmanışında, ne yazık ki “sol” mahallenin farklı kollarından gelen desteği de yazacak gibi. 2002’de iktidara gelen AKP’ye önce sol liberaller, “sivilleşme, askeri vesayeti geriletme, statükoyu yıkma” adına destek verdiler ve 2010 anayasa değişikliği ile ilgili koydukları “Yetmez ama evet” tavırlarıyla desteklerini taçlandırdılar.

Yukarıdaki cümleler, pasifik okyanusunda kanat çırpan sol liberal kelebeklerin AKP'nin geldiği noktada ne kadar da etkili ve sorumlu olduğunu anlatmak için yazılmış yazılardan bilmem ama kaçıncısının ilk cümleleri. Yazarımız bu yazısına J'accuse... hamlesi ile başlıyor. Kılıcını nasıl da atikçe çekiyor görmenizi isterdim doğrusu. Sivilleşme, askeri vesayeti geriletme gibi gerekçelerle AKP gibi bir partiyi desteklemenin ne kadar da manasız olduğunu hatırlatıyor bizlere. Sağolsun, varolsun! AKP ile statükoyu yıkmakmış, güldürmeyin beni! 

Tam da burda geleceğe dönen bir ulusalcı motifini konuk ediyoruz.

Tehlikenin farkında mısınız arkadaşlar, gelmekte olan şeriatın, kaldırılmakta olan andımızın, kurum isimlerinin önünden kaldırılan tclerin, on kasımlarda durulmayan saygıların, görüşülmekte olan terör örgütlerinin, konuşulmasına izin verilen tanımlanamayan dillerin... Gelmekte olanın farkında mısınız arkadaşlar? Hala anlamadınız mı, şeriatın ayak sesleri bunlar. Ney gelmedi mi? Ama ülkeyi böldüler değil mi? Böldüler güzelim ülkeyi.

Evet böldüler pek sevgili doc brown ama sandığın gibi değil.

Zamanın cumhuriyet gazetesi ve ulusalcı taifesinin şeriat geliyor kaçın naraları atarak insanları nasıl kamplaştırdığı, muhafazakarları nasıl tek çatı altında toplanmaya ittiğinin hesaplaşması bir yerlerde yapılıyor mu? Bir paralel evrende de, şeriat geliyor diye kandırıldık yahu açıklamaları yapıyor mudur ulusal aydınlar?

Peki bu aralar, insanların ölüleri üstünde tepinmekle meşgul olan düşüncenin aşırı sağcı Avrupa devletleri ile kankilik müessesesi içinde olması sizi rahatlatır mı ulusalcılar? O zaman içiniz rahat bir şekilde destekler misiniz devletin bekası için insanlara işkence etmekten dahi kaçınmayan bu cesur insanları?

Korkmayın, yanaşın...
 

Hergün Bir Şarkı Adeta #57

  • 0
post rock dalında avrupa ülkelerinden fark yediğimiz günler geride kaldı sayın dinleyenler, artık ve hatta bir süredir mauna kea var!

Hergün Bir Şarkı Adeta #56

  • 0
bu güzel blur şarkısının ve dolayısıyla klibinin varlığından yakın zamanda (bugün) haberim oldu. paylaşmak istedim ama öyle gördüğüm her güzelliği burda paylaşamazdım. bir nedensellik ilişkisi kurmam gerekiyordu. bakınmaya başladım. otomatik portakal filminin kırkbeşinci., kitabının ellidördüncü. yılı imiş bu sene. seneye olsa anthony burgess'in yüzüncü doğum yıldönümü ama o da değil. stanley kubrick öleli onyedi sene olmuş. bu sene tom cruise yine bir imkansız göreve çıktı ama neden benim kubrick deyince ilk olarak aklıma tom bey geliyor?

nedensellik gerekliliğini bu seferlik görmezden geliyor ve günün şarkısı ile başbaşa bırakıyorum britpop'un tüm öksüz çocuklarını..
Winter Was Here

Winter Was Here

  • 0
karlar altında kalmış bir şehir. hayatın devam ettirmeye değer olup olmadığına karar vermek için karşı karşıya getirilmiş iki adam. bir şarkı. hikaye boyunca göremeyeceğimiz ama bütün bu yaşanacaklara neden olduğu aşikar bir kadın. ground control ve major tom, tanrı ve insan, baba ve oğul karşı karşıya. rüzgar esiyor. rüzgar estikçe kar taneleri öte yana hızla sürükleniyorlar. ama hep öte yana. kar tanelerinin ödemeleri gereken kredileri yok. istedikleri yere sürüklenme hakkını merkezi bir otoriteye teslim etmemişler. hızla sürükleniyorlar kar taneleri ve öte yandaki adamın görüntüsü git gide karıncalanıyor. bu halde isabetli bir konuşma gerçekleştirmek pek zor. hop! diye bir ses geliyor. nerden geldiği de hangi ağızdan çıktığı da belli değil. bir hop! daha. senkronizasyon sağlanmış olsa gerek. herşey bu kadar zor olmak zorunda mı diye geçiriyor major tom, içinden. hemen sonra herşey yolunda mı? diye sesleniyor ground control. hmm... bir bakalım herşey yolunda mı. herşey yolunda olsa burda, senin karşında ne işim var? ground control, ne kendisinin ne de karşısındaki adamın neden orda olduğunu bilmiyordu. aldığı cevap da ona yardımcı olmadı. ne yani ona yardım mı etmeliydi? sana yardım mı etmeliyim? diye soruldu soru. ve, bana neyin yolunda gitmediğini söylemelisin. sürükleniyorum. kütle çekimi namına birşey kalmadı hayatımda ve neyin yolunda gitmediğini bilmem lazım.  diye cevaplandı. hiçbirşey kolaylaşmıyordu. kontrol noktası olduğunun farkında olmayan bir ground control. kütle çekimini kaybetmiş bir major tom. herşey sürükleniyordu. hikayenin kendisiyle birlikte. müzik sustu. bütün bu karmaşanın nedeni olduğu aşikar kadın konuştu. ama çok uzakta. kimse duymadı onu. tanrı tanrılığının farkında değildi, insan insanlığının. bu ne biçim hikayeydi böyle.





Hergün Bir Şarkı Adeta #55

  • 0
Faramarz bey ile tahran'da, ivan'ın yerinde tanıştım. sesinin titreşimleri mekanda salınmaya başladığında ben çay içerken bir yandan da o ana dek kaçırdıklarımın listesini yapıyordum. şeker kristalleri çayın içinde erimeyi reddediyorlardı. büyük ihtimalle karşılaştırmalı mutluluk dersinden kalacaktım ve işte ufo renkli ısıtıcılar da birer birer sönmeye başlıyordu.  

- havaalanında geçireceğim uzun gece öncesi daha ne kadar vakit öldürebilirim burda?
- bu şarkı da bitsin kalkarım.

Sneak Peek / 4 Şehir





Hergün Bir Şarkı Adeta #54

  • 0
alfred hitchcock, yıllarca bize yanlış zamanda yanlış yerde bulunan insanların hikayelerini, başlarına gelen belaları anlattı. 
türkiye cumhuriyeti devletinde ise durum bundan biraz farklı. türkiye cumhuriyeti devletinin hikayesi, doğru zamanda doğru yerde bulunan insanların başlarına gelen türlü belaların hikayesi. 
ülke iç savaşın eşiğindeyse, siz de ülkenin başkentinde barışın sesi olmak isterseniz. ölürsünüz. şehrin ortasında, tarihi anıtların dibinde çatışmalar oluyorsa ve siz böyle olmasın diye sesinizi yükseltir, iki kelam ederseniz, katledilen insanların yanında olursanız. ölürsünüz. türkiye cumhuriyetinin öncülü tarafından soykırıma uğramış kendi cemiyetinizi, sizin içinizdeki nefret sizi zehirliyor, sağlıklı insanlar olmaktan çıkarıyor diye eleştirirseniz. üstüne bir de ben, isviçre'de soykırım olmamıştır, türkiye'de soykırım olmuştur diyebilmeliyim derseniz. ölürsünüz. ama sakın yanlış anlamayın türkiye cumhuriyeti devleti bütün bu suikastları size olan şefkatinden yapıyor.

I know he knows that he’s killing me for mercy.

bak çetin altan eceliyle öldü de noldu diyor kendi kendine türkiye cumhuriyeti devleti. ölmek istemiyorsanız enseyi karartmanın tam vaktidir sesleri..
Welcome To The Jungle

Welcome To The Jungle

  • 0

piyasalarda hareketli bir hafta başlamak üzere. tanzanya'da bir ay önce sonuçlanan başkanlık seçiminin yansımalarının artık ekonomi üzerinde gözlenmesi bekleniyor. piyasalar istikrar beklentisini daha önce satın aldığı için ne zamandır birşey olduğu yok, yetti artık diyor bağzı ekonomi uzmanları. faiz oranları ise hareketlenmek için amerika'nın kurucu ailelerinin vereceği kararı bekliyor. bu arada bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var. tanzanya'nın devrim partisi, aldığı %58'lik oy ile istikrarda yıllara meydan okumaya devam ediyor. chaga magufuli'yi ise yeni dönemde kritik bir takım kararlar bekliyor. geçtiğimiz yıllarda kenya, göç yolları üzerine ördüğü duvar ile antilopların tanzanya'ya dönmesinin önüne geçmesi iki ülke arasında krize yol açmıştı. tanzanya'nın en önemli gelir kaynağı olan safaricilik antiloplar ve zebralar üzerinden yürüyor ve safaricilikte ülkenin başlıca rakibi de kuzey komşusu olan kenya. 
 
arka planda tüm bu karmaşık işler olurken tanzanya'nın insanları ise jamboyla, mamboyla ve tüm umursamazlıklarıyla gelene geçene gülümsemeye devam edecekler. öyle ki buraya geldiğinizde bir yerden sonra karşınızdakinin sizinle dalga geçtiğini düşünebilirsiniz. bu kadar da olmaz, olmamalı.








Hergün Bir Şarkı Adeta #53

Neşet Ertaş'ın bozlak üzerine söylediklerini, açık radyo'nun seçmece söyleşilerinden hazırlanmış olan biz yaşarken isimli kitapta okumuştum. bir zamandır, brutal vokal, death metal üzerine falan düşünürken de aklımda dönüp duran bu sözleri paylaşmak istiyordum. kısmet bugüneymiş. new orleans'dan çıkma bu güzel müziğin, bu güzel insanların yanında da sırıtmaz ve hatta yakışır diye düşünüyorum.


bozlak, bir feryattır efendim. bozlak bir bağırtıdır, yüreğini dışarıya atmaktır. bozlağın anlamı budur. içinden geldiği gibi bağırır, söyler. ölçüsüzdür. içinden geldiği gibi söylenen bir havadır bozlak. ölçüsü yoktur. aşk dokunsa da yıpratmaz, incitmez. aşk uyarıcıdır. insanın yüreği uyandığında, insan kendine gelir... acı da söylense, aşkla söylendiğinde dokunmaz, hissettirir... duygusuz söz, aşksız söz tuzsuz aşa benzer, içe sinmez.