I Know You, Stanley Milgram!

  • 0
hayat ne enteresan long distance calling felan. i know you, stanley milgram deyince almancı beyler kim ola ki stanley hissiyatı uyandı bünyemde. /*bir de stanley tucci var idi, o çağrışmadı*/ derken bir de baktım milgram deneyi, bir de baktım google.



nazi savaş suçlusu adolf eichmann'ın yargılanma süreci ve psikiyatrların eichmann'ın son derece sağlıklı ve normal olduğunu saptamaları, almanya'dan amerika'ya göç etmiş bir araştırmacı olan yale üniversitesi'nden psikolog stanley milgram'ın ilgisini çeker. acaba milyonlarca insanın toplama kamplarında öldürüldüğü nazi almanyası'ndaki yüzlerce üniformalı, yalnızca görevini yerine getiren, 'işini' yapan sıradan insanlar olabilirler miydi? milgram (1963), bu sorunun yanıtını bulmak için bir dizi deney gerçekleştirir. bu deneyde laboratuvara alınan denekleri 'beyaz bir önlük' giymiş deneyci karşılar. ayrıca, denek laboratuvara geldiği zaman yaşlı bir adamın da bu deney için beklediğini görür. deneklere, deneyin bir öğrenme deneyi olduğu ve bu öğrenme olayında birinin öğretmen, diğerinin ise öğrenci olacağı söylenir. öğretmenin görevi öğrenci bir hata yaparsa onu cezalandırmaktır. bu ceza ise elektrik şokudur. kimin öğrenci kimin öğretmen olacağını belirlemek için de kura çekilir. yaşlı adam araştırmacının asistanı, diğeri ise gerçek denek olduğundan kura düzmece bir kuradır. öğretmen rolündeki denek, voltajı artıran düğmelerden oluşan büyük bir elektrik jeneratörünün önünde oturtulur. öğretmen, öğrenciye kelime çiftlerinden oluşan bir listeyi öğretmek ve eğer öğrenci hata yaparsa ona şok vermekle yükümlüdür. öğretmenin en düşük voltajdan başlayarak elektrik şokunu her hatada artırması istenir. milgram içinde psikoloji uzmanlarının da bulunduğu onlarca insana deneylerin sonucunun ne olabileceğini sorar. tüm yanıtlar yapılması söylenen işin vahşetinin deneki caydıracağı ve araştırmacıyla işbirliği yapmayı reddedeceği yönündedir. fakat milgram'ın deney sonuçlarına göre deneye katılan deneklerin yüzde 65'i tüm voltaj derecelerini öğrenciye verir. ve hiçbir denek 300 volttan (en fazla 450 idi) önce deneyi bırakmaz. milgram, 1974 yılında araştırma sonuçlarını yayınladığında akademi çevreleri tarafından ağır eleştirilere maruz kalır. çünkü araştırma sonuçları yoluyla, her gün otorite mekanizmalarıyla karşı karşıya kalan bizlerin de bir canavara dönüşebilme potansiyelinin gözler önüne serilmesi rahatsızlık vericidir. vahşeti uzaklaştırmanın verdiği rahatlık ve bu vahşeti yaratanların birer canavar olduklarını düşünmek, milyonlarca masum insanın başına gelenleri uygun koşullarda bizlerin de yapabileceğini bilmekten elbette ki daha rahatlatıcıdır. işlerini yapıyorlardı. ... [1]

Milgram ulaştığı sonuçları açıklayan iki ana kuram geliştirdi.

  1. İlki, S. Asch'in çalışmalarını temel alan Uyum Kuramı'dır. Milgram başvuru grubu ile birey arasındaki temel ilişkiyi tanıtır. Karar verme konusunda, özellikle bir kriz ortamında karar verme konusunda hiçbir deneyimi veya yeteneği olmayan bir denek, kararı gruba ve gruptaki hiyerarşiye bırakır. Grup bir davranışsal model oluşturur.
  2. İkincisi ise Araçlaşma Kuramı'dır. Milgram'a göre, "itaatin özü, bir insanın kendisini başka bir insanın isteklerini gerçekleştiren bir araç olarak görmesi, böylece kendi davranışlarından kendisini sorumlu hissetmemesidir. Kişinin bakış açısındaki bu kritik kayma gerçekleştiği zaman, itaatin tüm öznitelikleri bunu izler". Bu temel olarak askersel açıdan otoriteye saygının temelidir; askerler üstlerinin emirlerini ve komutlarını, sorumluluğun subaylarda olduğunu bilerek yerine getirirler. [2]
..derken bir milgram deneyi olarak das experiment izlenebilir.

[1] gözde kiral - milgram'ı yeniden okumak@radikal iki
[2] vikipedi - milgram deneyi maddesi
[3] resim ntvmsnbc'den. sadece kendisine verilen göreve itaat eden asker.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder