It Might Get Loud

  • 0
istanbul film festivali biloglarda belirtilen filmlerin de etkisini esgeçmeden yönünü tayin eden biri olarak trenin kaçtığının farkındayım öneri yapmak için. ama şöyle yapayım ben de, keşke gitseydiniz diyebileceğim filmleri ekliyeyim buraya. hem resimlerle vidyolarla felan da süsleyince multimedya destekli - dolu dolu görünüşlü yazılar ortaya çıkar.



ilk keşke gitseydiniz diyeceğim film, it might get loud. müzik dolu bir belgesel kendisi. üç jenerasyon üç gitarist mottosu filmin. olay şu, yu tu'nun nevi şahsına bereli gitaristi the edge, led zeppelin'in cennete uzanan merdiveni jimmy page, white stripes grubunun güney amerika zencisi ruhlu gitaristi jack white; davis guggenheim'in çağrısı ile depodan bozma bir mekanda bir araya geliyor. genellikle flashback desteğiyle hikayelerini anlatmaya başlıyorlar. her birinin bu müziğe bakışının farklılığı da olayı daha enteresan kılıyor. şöyle ki bordo bereli edge, elde ettiği basit tonları ekipman ile müziğe yediren ve bu iş ile kafayı bozmuş bir arkadaşken, kırmızı tarafta gitar çalarken kendini parçalayan jack white, müziğini otuzların blues müziği üzerinden tanımlıyor. iki karşıt cephe gibi duran bu ikilinin yanında jimmy page ise god mode takılıyor işte. üçlünün led zeppelin'in, in my time of dying'ine can verirkenki görüntüleri için şurdan, The White Stripes'ın güzide şarkısı dead leaves and the dirty ground ın klibi için burdan, the edge'in hardware sevdası konulu vidyosu için de şurdan buyrun.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder